Zanaat günümüzde yeni araçları kullanarak heyecan
verici bir ivme kazandı . Ürettiği değerin ve kültüre yaptığı katkının
anlaşılması ile sosyal medyada çoğu zaman hak ettiği yeri de paylaşma imkanı
buldu ve yaymaya devam ediyor. Bu etkileşim kendi motivasyonunu başka ilgi
alanlarını da etkileyerek güçlendirdi bütün bunların aynı anda olması bir maker
ın keşfetmekteki iştahını kabarttı ve bu keşiflerin şu anda geldiği nokta
günümüz teknolojilerinde devrim niteliği taşıyan gelişmelere sebep oluyor. Yani
daha çeyrek yüzyıl önce sadece bir iş gücü olan akıl bugün bir girişimciye
dönüştü ve hızla yayılıyor. Şu anda 2. endüstri devrimi gerçekleşiyor ve sadece
üretim özelinde değil tasarım ve yazılım ile sürekli paylaşarak ve gelişerek.
Bugünün yeni zanaatkarı proaktif özelliğini karmaşık işleri kendine has
yöntemlerle çözebilmesi ve etrafındaki olan bitene karşı etkilenmelere açık
olması yanında yaptığı işin teknolojisine adapte olup onu geliştirmesini de
bilmesiyle şu üç adımı izlemektedir. Yap (make) tasarla/yarat(create) ve
geliştir (innovate) . İlk bakışta pragmatik gelen bu yöntem ki kısmen öyledir
aslında daha çok deneysel yapısıyla öne çıkar. Eksik olan yanı henüz ciddi bir
felsefi altyapısı oluşmamıştır daha çok anonim özellikleri ile gelişmektedir.
Modernizmin geç döneminde ortaya çıkan ve modernizmi eleştiren post-modern
yaklaşımlar modernist bakış açısıyla dikkate bile alınmadan reddedilmiş gibi
görünse de bugünün eleştirel modernist bakış açısının oluşmasındaki neredeyse
bütün düşünsel üretim ve referansları post-modern düşünürlere aittir. Bunlardan
mimarlık ile en ilişkili olanları Derrida, Heidegger, Baudrillard, Deleuze v.b
örnekleri verilebilir bu durum aslında çelişkilidir. Bu anonim yapma biçimi yüz
yıl öncesinden farklı olarak olağanüstü büyüklükteki bilgi erişimi ve
paylaşımıyla çok daha detaylı ve kapsamlı gelişmektedir. Geçtiğimiz İstanbul Tasarım
Bienal'inde zanaat meselesinin öne çıkması ve önümüzdeki Venedik Mimarlık Bienali'ndeki
''Fundementals'' üst başlığı altında çokça anonim üretim biçimlerine sahne
olacaktır. Bu bienale geçen yüzyıl aklı ile yaklaşırsak yine izlenen ,
dökümante edilen bir katalog sergisiyle karşılaşabiliriz, halbuki daha çok
deneyimlenen özellikleri ile sergilenmenin ötesinde iz bırakan bir deneyime yol
açması o deneyimi tekrar yaşamak için bellekte kayıt altına alınacak ve
keşfetme özelliklerimizi besleyecektir. Bu durum aslında yine günümüz tasarım
ve sanat izleyicisinin artık izlediği bir ''şey'' e dahil olma ihtiyacından ve
tekrar tekrar deneyimleme ihtiyacından ileri gelen bir beklenti yaratmaya
başlamıştır.
Bir tasarımcının, bir mimarın
bir maker ve zanaatkarın birleştiği paydalar yaptıkları işi sevmeleri, sürekli
keşfetmek istemeleri ve bugün artık bunu paylaşmaktaki istekleridir.Bu yüzden
günümüz paylaşım modeli, bu hareketi ve bu ağı ortak alanlarda buluşturma ve
dışarıdan bakıldığında sosyal olmadığı izlenimi veren ancak tersine en sosyal
olduğu durumu yaratma olasılıklarını doğuracaktır.



